demli sözlük yazarlarının entry girerek olayların ve karakterlerin gelişimine yön verdikleri roman:
''işten çıkmış zincirlikuyu metrobüs durağında metrobüs beklemekteydi. gelen metrobüs kapılarını açtığında ilk sırada olduğundan daha adımını atmadan arkadan ittirenlerle kendini kapının hemen sağındaki koltukta buldu. bir dakika sonra tıklım tıklım dolan metrobüsün kapıları zor kapanıyordu. arka taraftan iki kişinin kavga sesleri duyuluyordu.

birden akşama yapacağı iş seyahati için bilet almadığını hatırladı. durakta inince ilk iş acentaya uğrayıp bilet almalıydı. şehirlerarası otobüs yolculuklarını her zaman sevmişti sedat. metrobüsten indiğinde hemen karşısında kalan metro turizm'in acentasına doğru seğirtti. birkaç adım atmıştı ki arkasında duyduğu kulakları sağır eden bir patlama sesiyle kendini yere attı...
Patlamanın ardından bir süre kendine gelemedi sedat, gürültüden dolayı çınlayan kulağı bir süre etrafı boş gözlerle seyretmesine sebep oldu.çevresindeki insanların panikle patlamanın olduğu bölgeye koştuklarını fark ettikten sonra kalkmayı akıl etti.arkasına dönüp baktığında yerde yatan bedenler ve etraflarında bağrışan, yardım isteyen insanları gördü.

"taksi lazım mı abi" sesini üstüne alınması biraz zaman aldı, sorgulamadan bir an önce bu kaosu arkasında bırakabilmek için bindi arabaya.

Eve girmek için anahtarı kilide yerleştirip çevirmeye çalışırken arkasından seslenenin kapıcı olduğunu farketti.

"patlamayı duydun mu abi?"

Kararsız kaldı sedat, gereksiz bir ilgiye ve sorulara cevap verecek havasında değildi.

"ne patlaması"

"televizyonda gördüm ben de, ölenler var diyolar"

"allah rahmet eylesin" dedi ve kapıyı kapattı sedat. Işıkları açmaya gerek duymadı, küçük salonundaki koltuğa kendini atmasıyla derin bir uykuya daldı...
Telefonunun alarmını kurmayı unuttuğu için patronunun aramasıyla uyanmak zorunda kaldı.

"sedat, nerdesin oğlum"

"abi çok pardon, 5 dakikadan çıkıyorum evden."
"nereye çıkıyosun sedat, bu sabah ankarada olman lazımdı senin. Öğlenki toplantıya katılacaktın oğlum, kafan nerde senin?"

Sedat dün akşamı hatırladı, bileti almayı unutmasının sebebini buldu.

"dünkü patlama olayını duymuş muydun abi?"

"bırak patlamayı falan şimdi, bu toplantıyı kaçırmamalıydık, anlatmıştım sana bunun önemini. Çabuk gel buraya bekliyorum seni."

Sedatın cevabını beklemeden kapandı telefon. Bu kadar uyuyabilmesine şaşırdı saate baktığında, birkaç aydır çektiği uyku probleminin ardından kendini ilk defa iyi hissediyordu sabah kalktığında.hiç acele etmedi sedat, uzun uzun hazırladı kahvaltısını. Zaten acele etse de bir şey değişmeyecekti, patronun sesinden anlamıştı akıbetini. Patlama tekrar aklına geldi yemeğini yerken, hiç düşünme gereksinimi duymamıştı şu ana kadar. Saniye farkıyla hayatta olduğunu kavraması çok uzun sürmedi.
Evden çıkarken farklı biri olarak bu kapıdan çıktığının farkındaydı, işe gitmeye de hiç niyeti yoktu.bir şeylerin değişmesi gerektiğine karar vermişti sedat...