Arapça "canavar, dev" anlamındaki "gûl" ile Farsça "çöl, sahra" manasındaki "beyâbân" birleşmiş ve ortaya "gûl-i beyâbân" çıkmış. Gûl-i beyâbân da değişerek gulyabani olmuş. Gulyabani karanlıkta ve tenha yerlerde görüldüğüne inanılan hayalet, hortlak.